14 Temmuz 2007 tarihinde Erhan Saraloğlu, Kutsal Zafer Şahin ve Mehmet Yağcı'dan oluşan Ogzala ekibi ve bir misafiri diğer beş misafiri ile Niğde'de buluşmak üzere İstanbul'dan yola çıktı.

15 Temmuz 2007, Pazar; Tüm grup biraraya geldikten ve alış veriş faslını tamamladıktan sonra Niğde otogarından Çukurbağ Köyü'ne midibüs ile yolculuğumuz başladı. Köy yolu üzerinde bizi bekleyen traktörümüze Niğde otogarında köye kadar yanımıza katılan Fransız gezginlerle birlikte malzemelerimizi aktarıp, kendimizi de yerleştirdikten sonra köye doğru devam ettik. Adem Dönmez'in evinde kısa bir çay molasının ardından Alabalık yemek üzere bir çiftliğe gittik. Yemek zevkinden sonra traktörün arkasında kamp malzemelerimizle birlikte Sokulupınar ilk kamp bölgesine yola çıktık.

İlk kampımızı Sokulupınarda kurduk. Hava rüzgârlı ve soğuktu. Burada bir çok yabancı gezgin ve dağcı gruplarının çadırları vardı. Mehmet benzin ocaklarının bakımlarını yapmaya başladı.

16 Temmuz 2007, Pazartesi; 05:45'de kalkıldı ve kahvaltının ardından çadırlar toplandı. Ağır malzemeler katırlara yüklendi. Saat 07:00'da grubumuz önce Karayalak, ardından Çelik Buyduran geçidine varmak üzere soğuk, rüzgarlı ve sisli yürüyüşüne başladı. Saat 12.30'da Çelik Buyduran boğazında kumanya molası verildi ve grubumuz bir süre daha yürüdükten sonra ikiye ayrıldı. Bir kısmımız Dağcı arkadaşımız Mehmet Yağcı'nın rehberliğinde deniz seviyesinden 3723 m. yukarıda bulunan 623 m.lik Engin Tepe ( Embler ) zirvesine çıkmaya, diğerleri Erhan Saraloğlu rehberliğinde Yedigöller bölgesine doğru yola devam etti. Buluşma yerimiz Direktaş adı verilen ufak kayalık dağın eteğindeki kamp yeriydi.


İkinci kampımızı Yedigöller bölgesindeki Direktaş eteğinde 2 geceliğine kurduk. Geceleyin hava çok soğuk ve rüzgarlıydı. Rüzgâr gece şiddetini artırmaya başladı.
%20Demavent%20Travel%27in%20Yemek%20Çadırı.JPG)
17 Temmuz 2007, Salı; Tüm gün Yedigöller bölgesini gezdik. Ufak yükseltilerin zirvelerine çıkıldı. Gece aynı yerde kaldık.

18 Temmuz 2007, Çarşamba; Sabahın erken saatlerinde kampımızı toplayıp, zorlu yürüyüşümüze başladık. Bol çarşak ve oldukça sıcak bir yürüyüş olacaktı. Ağır eşyalarımızı taşıyan katırların gücüne hayret ediyorduk. Çok dik ve çarşak yamaçlardan devamlı inişle ilerliyorduk. Dağların görüntüleri de çok etkileyiciydi. Hedefimiz Hacer bogazının içindeki Soğukpınar kamp bölgesi. Artık çevremizde ağaçlar boy vermeye başladı.

Üçüncü kampımızı Soğukpınar'da kurduk. Ağaç bir ev vardı burada. Ama zerre kadar su yoktu. Dağlardan gelen su ağaç evin yanına tesis edilen hotum sistemine gelmedi. Sıcaklardan dolayı su azalmıştı. Herkesin yanında 1'er lt. su kalmıştı.
Akşam sucuk mangal ziyafetinden sonra çok büyük bir kütük ateşi yaktık. Mehmet'in bulduğu çam ağacı inanılmaz bir hızla ve büyüklükle yanmaya başladı. Ben ve Naki Bey ateşin başında uyku tulumlarımızda uyuduk. Diğer arkadaşlar çadırlarına çekildiler.

19 Temmuz 2007, Perşembe; İnişin az olduğu ve ağaçların çoğaldığı başladığı bir yürüyüşe başladık. Öğle yemeği için Kayseri hudutları içinde bulunan eski adı Barazama olan Ulupınar Köyü'ne muhtarın evine gidiyorduk. Köye yaklaştıkça sık orman içinden ilerlemeye başladık ve inişler de arttı. Köyde muhtarın evinde konuk oldu, çok güzel ve doyurucu bir yemek yedik.


Buradan traktörle yine Kayseri hudutlarının içinde bulunan Kapuzbaşı Şelaleri'nin olduğu yere doğru yola çıktık. Niğde olarak gösterilmesine rağmen gerçekte Kayseri'de dir.
Dördüncü ve son kamp yerimizi Kapuzbaşı Şelaleleri'nin hemen yanında kurduk. Tüm günü burada geçirdik.

20 Temmuz 2007, Cuma; Sabah kampımızı topladıktan sonra da önce Yahyalı'ya ardından da Kayseri - Niğde yol ayrımına doğru yola çıktık. Edirne'den gelen grub Niğde'ye İstanbul'dan gelen bizler de Kayseri'ye ayrıldık.

|